Son dakika: Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan mühim açıklamalar

25.07.2022 21:21 Son Güncelleme: 26.07.2022 00:08Haber Deposu: İHA Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tahıl sevkiyatı anlaşmasına ilişkin, “Herkesten attıkları imzalara haiz çıkmalarını ve üstlendikleri sorumluluklara uygun hareket etmelerini bekliyoruz” dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TRT hususi yayınında gündeme ilişkin soruları cevapladı. Türkiye’nin tahıl krizinin çözümünde yürüttüğü diplomatik çabalarla ilgili konuşan Erdoğan, besin krizinde işleyen süreçte uzun süreden beri aralıksız şekilde yoğun temas ve müzakereler yürütüldüğünü kaydetti. Ukrayna tahılının dünya piyasalarına güvenli şekilde yönlendirilmesini sağlayacak anlaşmanın imzalandığını anımsatan Erdoğan, antak kalma çerçevesinde küresel besin krizinin etkilerinin hafiflemeye başlayacağını bildirdi. Tahıl koridoru anlaşması ile bilhassa en azgelişmiş ülkelerin üstündeki baskının azalacağını, ortaya çıkabilecek kıtlıkların önleneceğine dikkat çeken Erdoğan, “Bunlar memnuniyetle karşılayacağımız hususlar. Bu zamanı başarıya verdiğimiz katkı, Türkiye’nin küresel meselelerde oynamaya muktedir olduğu mühim görevi bir kez daha ortaya koymuştur. Planın operasyonel boyutu inşallah İstanbul’dan yönetim edilecek. Savaşın devam etmiş olduğu bir ortamda gerek Ulusal Müdafa Bakanım, gerek Dışişleri Bakanım muhataplarıyla yoğun ilişki halinde oldular. Ben muhataplarımla yoğun görüşmeler halindeydim. Sürecin ne kadar kırılgan bulunduğunu, Odessa Limanı’na düzenlenen saldırıda görebiliyoruz. Herkesten attıkları imzalara haiz çıkmalarını ve üstlendikleri sorumluluklara uygun şekilde hareket etmelerini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
  “İlk etap Madrid’deki bir davettir, onama değildir”
NATO Zirvesi’yle ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvede mühim kazanımlar elde edildiğini bir kez daha altını çizdi. Erdoğan, “PKK/PYD/YPG ile FETÖ’ye destek verilmeyeceği ve bunun bizim kırmızı çizgimiz bulunduğunu kendilerine orada ısrarla hatırlattık. ‘Buradan ödün vermeyi bizlerden kimse beklemesin’ dedik. Zirvenin en mühim neticesi bana gore budur. NATO kayıtlarına terör örgütlerinin girmiş olması Madrid Zirvesi’nin en mühim yanıdır. FETÖ falan internasyonal en mühim NATO sözleşmesinde yer almamıştır. İsveç ve Finlandiya’dan teröre verilen desteklerin kesilmesinde somut beklentilerimiz var. İsveç’in caddelerinde bunlar polis korumasında yürüyüş yapıyorlar. Kendi paçavralarıyla, malum sözde liderlerinin posterleriyle yürüyüş yapıyorlar. Fakat İsveç vatandaşlarının sağ duyusu da ortada. Oradaki iltisaklı yapıların da kapatılması gerekiyor. Terör propagandası ve eylemlerin engellenmesi, bunlara karışanlara soruşturma açılması, ek olarak iade ve mal varlığı, bunlara karışanlardan ana para noktasında bunların paralarına el konulması ve iade edilmesi isteniyor. Orada mal varlığının dondurulması benzer biçimde beklentilerimize yanıt bekliyoruz. Buradan ödün yok. Bu ülkelerle yapılacak ortak mekanizma toplantılarda, teröre desteğin sonlanması için atılan yada atılmayan adımlar ortaya koyulacak. Kesinlikle Türkiye’den bu mevzuda ödün beklenmesin. Biz orada görüşmeleri yaptık, döndük geldik. Gel gör ki, gene teröristler ertesi gün gosteri yapıyorlar. İsveç somut adım atmaktan, temel bir yaklaşıma gitmekten şu anda fazlaca uzakta gözüküyor. Terör propagandası dahil, uzantılarını ülkemiz aleyhine bulunmaktan alıkoymadıkları sürece bizlerden pozitif yönde bir yaklaşım beklemesinler. Bu iş öyleki zannedildiği benzer biçimde kolay bir iş değil. Makedonya 11 yıl sürdü. O şekilde kolay bu iş olmuyor. Derhal NATO’ya alsınlar, yok böyle bir durum. Orada da tüm arkadaşlara, dostlara bunu söyledik. Şu anda süreç bu şekilde bir kez işliyor. İlk etap Madrid’deki bir davettir, onama değildir. Bu davetin neticesi ne olacak. Onu da bu eylemler belirleyecek. Siz hala bu teröristleri caddelerinizde koruma altında yürütürseniz, ikimiz de bu tarz şeyleri takip ediyoruz. Bizim de oralarda istihbaratımız var. Vaka İsveç, Finlandiya değil. Maalesef Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere bu şekilde, İskandinav ülkelerinin tamamı bu şekilde. Liderlerle yaptığımız görüşmelerde ben bu tarz şeyleri söyledim. Almanya, Fransa, Emmanuel ile yaptığım görüşmede ‘Bu şekilde devam mı edeceksiniz’ dedim. Bu şekilde gitmezse kusura bakmayın, önümüze bu geldiği anda bizim bir parlamentomuz var, bizim parlamentomuz bu işe pozitif yönde bakmaz” dedi.
 
“Batı’nın yaklaşım seçimi siyasetçilere yakışan bir yaklaşım seçimi değil”
Tahran’daki üçlü zirveyi değerlendiren Erdoğan, ”İran ile tecim hacminin yükseltilmesi hedefinde İran ile ikili tecim hacmimizi 30 milyar dolara çıkarma hedefimiz var. Aramızdaki görüşme hakkaten samimi geçti. 8 anlaşmayı da imzalamak suretiyle buradaki konseyi başarı göstermiş şekilde tamamlamış olduk. Hızlıca bu senenin ilk yarısında 8’i yakaladık. Bu sekizi yılsonuna kadar katlayabiliriz. Aramızdaki bu görüşme hakkaten samimi geçti. Bu adımı atmamız lazım, bunun gereğine inanıyoruz dedik. 8 anlaşmayı imzalamak suretiyle süreci başarıyla tamamladık. Putin ile olan görüşmemiz fazlaca daha değişik geçti. Putin-Zelenskiy vakasında biz fazlaca mühim rol oynuyoruz. Biz hiç kimseye düşman nazarı ile bakmıyoruz. Dost nazarı ile bakıyoruz. Bu bakışımız her iki tarafın samimi yaklaşımını getiriyor. Batı’nın yaklaşım seçimi siyasetçilere yakışan bir yaklaşım seçimi değil. Biz savaşın oluşturduğu duruma karşın ikili ilişkileri ele aldık. Pozitif yönde görüşmeler bulunduğunu söyleyebilirim. Aramızda bazı mevzularda anlaşmazlıklar var. Biz malum S-400 mevzusunda dünyanın görüşünü değil inandığımız her neyse onu yaptık. Rusya ile olan ikili ilişkilerimizi potansiyel olan alanlarda geliştirmek durumundayız. Tahran’daki görüşmelerimizde terörle savaşım bir numaralı mevzusuydu gündemimizin. Suriye, terör örgütlerinin yuvası haline gelmiş durumda. Dolayısıyla Suriye’ye karşı gerek Rusya gerekse İran’ın bir tavır belirlemesi gerekir. Bu savaşım kararlılığımızı zirve esnasında Sayın Putin ve Reisi’ye bizzat aktardım” açıklamasında bulunmuş oldu.
 
“Projeler hazır, artık tek kat değil şimdi zemin artı 1 şeklinde iki kattan oluşan olana gireceğiz”
Suriye’nin kuzeyine yapılacak olan briket evlerle ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu şekilde bir operasyonun içeriğe noktasında bir mevzuya girmeyi bu akşamın mevzusu olarak görmek istemem. Sadece bildiğiniz gibi biz Suriye’nin kuzeyinde hedef olarak ilk etapta 250 bin briket ev yapmayı planlıyoruz. Bu tarz şeyleri biz AFAD’la birlikte yapıyoruz. O çadırlarda, o ilkel çadırlarda o insanların yaşaması hakikaten ne insani, ne İslami değildir. Bunlara biz dedik ki evler yapalım dedik. Bu evlerin altyapısını da oldukça iyi bir halde yapalım. Sağ olsun AFAD koordinesinde STK’lar katılmak suretiyle şu ana kadar 100 bine yakın konutu bitirdik. Şimdi yeni bir çalışmaya gireceğiz. Projeler hazır. Artık tek kat değil şimdi zemin artı 1 şeklinde iki kattan oluşan olana gireceğiz. Bu tarz şeyleri da yapmak suretiyle buralara bizdeki mültecilerden geri dönüşleri fakat kendi istekleriyle, arzularıyla, bu dönüşleri artıralım diyoruz. Bunu başarırsak bu sayı 1 milyonu buluyor. Şu ana kadar yok, fakat onlara sorarsan var” diye konuştu.
 
“Efes Tatbikatı bu tarz şeyleri çıldırttı”
Yunanistan’ın provokatif yaklaşımlarıyla ilgili de değerlendirmede bulunan Erdoğan, Miçotakis ile Vahdettin Köşkü’nde bir araya geldiğini anımsatarak, Miçotakis’in tutumunu eleştirdi. Erdoğan, “Biz Türkiye’yiz, kabile devleti değiliz. Sen de siyasetçisin ben de siyasetçiyim. Türkiye’ye karşı herhangi bir negatif adım attığın süre benim ilk işim siyasetçi olduğuma gore halkıma anlatabileceğim elimde kuvvetli malzemelerimin olması lazım. Efes Tatbikatı bu tarz şeyleri çıldırttı. Tuttular bunlar da kendilerine gore tatbikatlar yaptılar. Şu anda yüksek düzeyli ortaklaşa iş görüşmelerini iptal etme sonucu aldım. Yunanistan’ın samimi dürüst olmayan tutumuna son vermesi icap ettiğini açıkça ifade etme sonucu aldım. Artık görüşmelere son vereceğiz. Yunanistan’da 9 tane Amerikan üssü var. Kendilerine söylediğimiz süre inkar ediyorlar. Rusya’ya karşı kurulduğunu söylüyorlar. Rusya ile bu şekilde bir şeyi yapabilme gücünüz, kudretiniz yok. ABD bile bunu yapması imkansız. Bizim İncirlik üssü de var. Biz bu kadar iyi niyet gösteriyoruz. Siz adalarda acayip acayip şeyler yapıyorsunuz. Yunanistan bizim güvenlik gereksinimlerimiz için tayyare almamızı engellemeye çalışıyor. Ne gerekiyorsa vakti saati ulaştığında Türkiye olarak yaparız. Verirler vermezler asla mühim değil. Biz duruşumuzla aslına bakarsanız konumumuzu koruyoruz” dedi.
 
BAE, Suudi Arabistan ve İsrail ile yeni dönem
Türkiye’nin birçok ülke ile yoğun bir dış ilişkiler ve normalleşme süreci yaşadığını anımsatan Erdoğan, “Bir senelik süre içinde gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerde Birleşik Arap Emirliği ve Suudi Arabistan sürecinde yeni bir dönem başlattık. İş adamlarımızın sorunlarının giderilmesi hususunda yoğun bir emek verme içinde olduklarını görüyoruz. İhraç ürünlerimize yönelik boykot ve ayrımcı uygulamaların sona erdiğini müşahede ediyoruz. İsrail ile ilişkilerimizi ve diyaloğumuzu geliştiriyoruz. Herzog ile pozitif yönde temas neticesinde 15 yıl aradan sonrasında İsrail’den ülkemize devlet başkanı düzeyinde ziyaret oldu. Mısır ile ilgili süreç de alt düzeyde devam ediyor. Tüm görüşmeler, dış ilişkiler, bunlar devam ediyor. Üst düzeyde de bu işin olmaması söz mevzusu değil. Yeter ki birbirimizi anlayalım. Mısır halkı Müslüman bizim kardeşlerimiz. Yeter ki birbirimize karşı olan açıklamalarımızda birbirimizi rencide etmeyecek bir süreci devam ettirelim” ifadelerini kullandı.
 
“Biz Ermenistan’la normalleşme mevzusunda ciddiyiz, kararlıyız”
Ermenistan’la normalleşme adımları üstüne konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başbakan Paşinyan’la her iki ülkenin dini bayramlarıyla telefon görüşmesi gerçekleştirdik. Türkiye-Ermenistan içinde normalleşme sürecini konuştuk. Baştan itibaren bizim çizgimiz Azerbaycan’dı. Bu mevzu yoluna girince biz kapılarımızı açarız. Paşinyan’ın bölgesel sulh ve ortaklaşa iş açısından bizimle benzer düşünceleri paylaşmasından memnun olduk. Artık söylemin ötesinde somut adımlar atmasını bekliyoruz. Biz Ermenistan’la normalleşme mevzusunda ciddiyiz, kararlıyız. Türkiye’de bu gün 100 binin üstünde Ermeni var. Bizim vatandaşımız olan Ermeniler var, bir de yurttaş olmaya namzet olan Ermeniler var. Bu bizim yaklaşımımızı gösteriyor. Azerbaycan ile eşgüdüm içinde Ermenistan’la olan yaklaşımı geliştiriyoruz, bunu hep söyledik, anlatmaya devam edeceğiz” dedi.Duhok saldırısıyla ilgili açıklamalarda bulunan Erdoğan, “Bu, PKK/YPG-PYD bunların alışılmış terör eylemlerinin bir benzeri. Buna biz yabancı değiliz. Tüm Amerikalılara, aynı şekilde Rusya tarafına, ‘Bakın bu durum bu şekilde, oyuna gelmeyelim’ dedik. Aynı şekilde bunu Iraklı dostlarımıza da ilettik. ‘Yaptığınız açıklamalara dikkat edin. Biz dostumuzla bu şekilde bir duruma girmeyiz’ dedik. Dert, Irak ve Türkiye arasındaki pozitif yönde ilişkileri bozmak. Birçok Iraklı kardeşlerimiz, dostlarımız güzel açıklamalar yaptılar. Bazıları da maalesef aksi açıklamalarda bulunmuş oldu. Konya’da yapılacak olan İslam oyunlarına Irak’ın katılmaması yönünde izahat yapmışlar. Irak bu şekilde bir adımı atmamalı. Arkadaşlarımıza da söyledim görüşün. Biz Irak’ı bu oyunların içinde görmek istemiyoruz dedim. Duhok’ta yaşamını kaybeden sivillere aileleri başta olmak suretiyle ülkem adına başsağlığı arzuluyorum. PKK’nın gerçek yüzünü bir kez daha görmüş olduk. Tahran’da da ABD’nin Fırat’ın doğusundan çekilmesi üstünde durdum. Terör örgütleri tüm enerjisini oradan alıyor. Tel Rıfat ve binlerce tır tabanca, cephane vasıta gereç ABD buraya yığdı. Hala yığmaya devam ediyor. Biz bunu Trump’a söyledik, Biden‘a söyledik maalesef halen pozitif yönde adım atılmış değil. Bu pozitif yönde adımı dileğimiz o ki bu ısrarlarımız karşısında atarlar” dedi.
 
“Her türlü girişime karşın ABD’nın PKKK ile ortaklaşa iş devam ediyor”
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı CENTCOM’un öldürülen YPG’li bir terörist için taziye mesajı yayımlamasına tepki gösteren Erdoğan, “Taziye yayınladıkları terörist kim diye bakarsanız, Türkiye’ye karşı terör eylemleri olan biri. ABD’nın terör örgütleriyle iş tutması kendi kazmış olduğu kendi kazmış olduğu çukura düşmesi sonucunu doğuracaktır. Her türlü girişime karşın ABD’nın PKKK ile ortaklaşa iş devam ediyor. DEAŞ’ın terör örgütü olarak PKK’dan, YPG’den ne farkı var. Bir terör örgütüyle savaşım için başka terör örgütü ile iş tutulmaz” değerlendirmesinde bulunmuş oldu.
 
“Yaşam pahalılığının yükünü azaltmak, Türk lirası cinsinden enstrümanlara itimatı çoğaltmak için lüzumlu adımları attık”
Ekonomideki gelişmelerle ilgili soruları cevaplayan Erdoğan, “Bu salgın süreci, Ukrayna’daki harp tarihin en yüksek seviyelerine ulaşan emtia ve enerji tutarları, küresel alanda enflasyonist bir ortam oluşturdu. Böylece haziran ayı itibarıyla senelik enflasyon yüzde 78-79, bu seviyelere ulaştı. Yaşam pahalılığının yükünü azaltmak, Türk lirası cinsinden enstrümanlara itimatı çoğaltmak için lüzumlu adımları attık. Bu bizim çıkış yollarımızdan bir tanesi. Bu çerçevede gömü ve maliye bakanlığımız iktisat politikalarıyla çalışıyoruz. Hedef odaklı devreye aldığımız eşgüdüm içinde hayata geçirdiğimiz bu adımlarla küresel koşullara karşı ülkemizin direncini artırmayı hedefliyoruz. Kur korumalı Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarına yurttaşlarımızın ilgisi yüksek oldu. Toplam 1, 8 milyon hesap açıldı. Bu sayı mühim bir güvene işaret ediyor. Size itimat ve istikrarı korursanız, bu ülkeyi kimse yıkamaz. Türk lirası eşeysel tasarrufların yaygınlaştırmak için kur korumaları enstrümanları desteklemeye devam ediyor. Tasarruflarını Türk lirasında değerlendirmek isteyen yurttaşlarımıza gelire endeksli senetlerin ihracını geliştirdik. Tasarladığımız ürüne gelen talep beklentilerimizin üstüne ulaşmış vaziyette. Neticede 83 bin 816 bireysel yatırımcı talep gösterdi. Bu düzenlemeler enflasyon üstündeki tesirleri takip ediyoruz. Düzenlemeler fiyat artışlarının hızını yavaşlattı. Son haftalarda petrol fiyatlarındaki düşüşün ulaştırmayı direkt, öteki grupları pozitif yönde etkilemesini bekliyoruz. Senelik enflasyondaki düşüşü önümüzdeki şubat-mart ayı itibarıyla belirgin olarak görmeye başlarız. Kayseri’de resmi sayı o gün 70 bin civarındaydı. Vatandaşların o meydana gelmiş olması bir şeyi gösteriyor. Çıkış yolu burası bunu gösteriyor. Vatandaşın ben araçlarıyla olsun, piyasadaki alışveriş noktasında konumu oldukça iyi bir yerde. Maliyet enflasyonu mevzusunda biz şu anda bana gore işi yönetiyoruz. Bizim son yaptığımız zamlarla vatandaşın cebine giren para ciddi bir artış oldu. Bu doğal olarak yıl sonu itibarıyla yine gözden geçireceğimiz bir süreçtir. Bu hafta sonu örnek olarak Ordu’ya gidiyorum. Ordu’da her insanın beklentisi acaba fındık tutarları ne olacak. Bu açıklamayı yaparken ben bay kemalin ağzına bakıp sayı açıklamayız. Bizim sırtımızda küfe var, bunun gereği her neyse biz bu açıklamayı yaparız. Ben tüm fındık müstahsilini enflasyona ezdirmeyiz” şeklinde konuştu.
Bilhassa dört meslek grubunun ek göstergelerini 3600 hak kazanması için bu yıl başlangıcında çalışmalara başladıklarını söyleyen Erdoğan, “Tüm göstergeleri düzenledik. Ilk olarak birinci dereceye gelmiş tüm öğretmenlerimizi 2 yıl ve üstü yüksek tahsil mezunu polislerimizin alan sınırlaması olmaksızın, tüm sıhhat çalışanlarımızın, din görevlilerimizin ek göstergeleri yükseltildi. Avukatlar, il müdürleri, bekçiler, erbaşlar benzer biçimde tüm meslek gruplarının 3600 ek göstergeden faydalanmaları sağlandı. İl müdür yardımcıları, ilçe müdürleri, şube müdürleri, gelir uzmanları, kariyer uzmanlar denetmenlerinde 2200 olan ek göstergeler 3600 ek göstergeye çıkartıldı. Bizim bu dönem içinde halkımızın tüm sıkıntılarını gidermeye yönelik attığımız adımlardır. Bugün kadar 28 yıl süresince minik dokunuşlar yapılmış. İhtiyaçlar ve talepler doğrultusunda revize edip meclisini takdirine sunduk. Ocak ayında zamanı bir adım atarak asgari ücretten vergi alınmaması üstünde düzenleme yaptık ve yüzde 50 üstünde zam yaptık. Senelerdir konuşulan bir türlü gerçekleştirilemeyen düzenlemenin hayata geçirilmesini sağladık. Çalışanlarımızın yanında olduğumuzu ispatlamış olduk” diye konuştu.
 
“KYK kredisinde kesinlikle faiz, enflasyon yok, bir tek ana para”
Üniversite öğrencilerinin bursuyla ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz göreve geldiğimde üniversite öğrencilerimiz bursu 45 liracıktı. Bir de üniversite öğrencilerinde harç alınıyordu. Harcı bay kemal mi söylemiş oldu kaldırdık veyahut ta tarafındaki ortağı mı söylemiş oldu. Harcı da biz kaldırdı. 45 liradan şu anda 650 lira şu anda yeni zamla 850 lira benzer biçimde bir noktaya gelecek. Krediye erişince 3 ayağı var. Bir kredi alıyorsan aldığın bu krediye senin anında ödemen diye bir şey yok. Sigortalı bir iş bulacak, ondan sonrasında da iki yıl bir süre içinde de bunu ödeyeceksin. Burada faiz yok. Ta başbakanlığım döneminde açıkladığım bir şeydir. Şimdi söyledikleri, buna enflasyon, hayır kesinlikle ne faiz, ne enflasyon bir tek ana para. Biz öğrencilerimizi kesinlikle muhalefetin bu saçma sapan yaklaşımlarına ezdirmeyiz” ifadelerini kullandı.
 
“Bu köprü bizim için adeta bir boynumuzda güzel bir altın kolye”
“Muhalefetin bu projeler karşı yaklaşımı bunların yapılması istikametinde değil, yapılmaması istikametinde” diyerek konuşmasını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir örnek vereyim Yavuz Sultan Selim Köprüsü yapılırken, buranın yapılmaması için denizden motorlarla ta Anadolu Kavağı’na geldiler. Orada gösteriler yaptılar. Biz kararlıydık, yapılacak. Yaptık. Şu anda yoğun bir halde trafiği var, Anadolu-Avrupa yakasında otomobiller, tırlar burada yoğun bir halde çalışıyor. Aslen bu da bir şeyi gösteriyor. Iktisat olarak battık diyenler var ya onlara yanıt, oralardan geçen otomobiller, otobüsler, tırlardır. Demek ki bu ülke demek ki batmış falan değil. Her insanın altında maşallah otomobili da var, tırlarla Anadolu’dan Avrupa’ya her türlü besin nakli yapılıyor. Otobüslerle taşımacılık devam ediyor. Tüm bunlar devam ederken iyi mi dersiniz battık. Osmangazi Köprüsü aynı şekilde, daha ilkin İzmit Körfezi’ni dolaşıyorduk. Feribotla geçmek 45 ile 50 dakika sürüyordu. Artık 5 dakikada geçiyorsun. Osmangazi Köprüsü’nü 4 Temmuz’da 43 bin 301 vasıta kullandı. Bu da bu işin ne kadar mühim ve verimli bulunduğunu gösteriyor. Bay Kemal yap-işlet-devredi daha öğrenemedi. Bay Kemal yap-işlet-devret devletin cebinden para çıkmadan yüklenici firmaların talip olanların burayı gelip yapmış olup, kaç seneye anlaşıyorsun, 15 yıl burayı işletip, her yıl belirli bir tutarı vardır. Buna gore burayı kullanır, eğer devlet bir ödeme yapması gerekiyorsa, bu farkı kapatma açısından ödemeyi yapar ve böylece de orada yüklenici olan şirket, buradan rahatça yap-işlet-devrette rahat bir halde devam eder. Kim bilir ondan sonrasında başka işlere talip olurlar. Aynı şekilde 18 Mart Köprüsü de 2,5 milyar euro orası yapılmış oldu. Kore finansmanını sağlamış oldu. Türk firmasıyla birlikte ortaklaşa yaptılar. Dünyada en uzun açıklığa haiz bir köprü. Biz eskiden ne çileler çekerdik orada. Lâpseki’den Gelibolu’ya geçmek için orada otomobilde beklerdir. Şimdi öyleki bir şey yok. Şimdi 6 dakikada karşıdan karşıya geçiyorsun. Bu köprü bizim için adeta bir boynumuzda güzel bir altın kolye. Şu anda orayı kullananlar bizlere yakarış ediyorlar bizde mutluyuz. Şanlıurfa Adıyaman içinde Nissibi Köprüsü var. Biz olmasak bu şekilde bir köprünün düşsel bile söz mevzusu değildi. Aynı şekilde beyefendi İzmir milletvekili ya. Köprülerin yanı sıra birde tüneller, Marmaray’ı, Avrasya Tüneli’ni düşünün. Tüm bunlar çağdaş olmanın, kalkınmanın, dünya standartları ötesinde olmanın bir yapının güzelliğidir” dedi.
 
“Büyükşehirlere verilen para 1’e 5 artmış durumda. Bunların hepsinin şu anda kaydı kuydu var”
Büyükşehir belediyelerine meydana getirilen ödemelerle ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizin 14 büyükşehir belediyeniz var. Şu anda su parasını artırarak işi çözmeye çalışıyorsunuz. Şu anda devlet olarak bizim vermiş olduğumuz büyükşehirlere para bu yıl ciddi manada bir artış kaydetti. Bizim vergi gelirlerimiz artınca, onlara da yapmış olduğumuz ödemeler arttı. Bugün İzmir’de büyükşehir belediye başkanlarımız. İstanbul’dan Meclis Başkanvekili Tevfik Bey rakamlarla deklare etti. Bunlar kayıtlı meydana getirilen ödemeler. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne verilen para. Bu kadar açık net, Ankara’ya verilen para 1’e 5 artmış durumda. Bunların hepsinin şu anda kaydı kuydu var. Bizim talihsizliğimiz bu şekilde bir muhalefete haiz olmak. Dürüst bir karşıcılık yok. Oldukça daha çok mesafe alır, bu şekilde bir seyahat gerçekleştiririz” dedi.
TOGG ile ilgili suali da yanıtlayan Erdoğan, “Hedefimiz bu yıl içinde çıkartıp keyfini beraberce inşallah tatmak. Bursa Gemlik’te yer alacak yapınak inşaatı Temmuz 2020‘de başlamıştı. Boya, beden tesisi ile 1.6 kilometre kontrol pisti tamamlandı. Montaj tesisinin yüzde 98’i tamamlandı. Avrupa’nın en temiz boyahane tesisinde kimyasal dolum aşamasına geçildi. Tesisler bu senenin son çeyreğinde seri üretime hazır hale gelecek. İlk seri üretim araçlar bu senenin son çeyreğinde banttan inecek. Batarya mevzusunda üretimi Türkiye’de yapılacak. Emekler devam ediyor” dedi.
 
“AK Parti’nin kazanması Türkiye’nin kazanması anlamına gelir”
2023 seçimleriyle ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti olarak girdiğimiz her seçimi bir öncesinden mühim gördük. Rahatlama yok. 2023 seçimlerini bu zamana kadar girip galip çıktığımız tüm seçimlerden daha mühim görüyoruz. Biz millete hizmet için rakip olmayınca kendimizle yarışıyoruz. Büyük ve kuvvetli Türkiye’nin inşası için bunu bir telakki olarak görüyoruz. Seçimlerin kazası olmaz. Tüm bir ülke kaybeder. AK Parti’nin kazanması Türkiye’nin kazanması anlamına gelir. Son 20 yılda 100 senenin işini 20 yıla sığdırdı. Azca ilkin örneklerini verdiğim Türkiye oldu vatandaşımız oldu. Yalnız havalimanlarına baktığımız süre 26 tane havalimanı vardı, şimdi 58 havalimanı var. Türkiye’de havalimanımızın olmadığı yer kalmadı. Bu sayı 58’e çıkınca gittiğiniz her ilde havalimanından evinize otuz dakikada bilemedin 45 dakikada gidebilirsin anlamına gelir. Türk hava yolları hızlıca pilot yetiştiriyor. Bir taraftan tayyare kiralama yada satın alma mevzusunda bazı adımlar atılacak. Şu anda en fazlaca sevindiğimiz denizin üstünde 5 tane havalimanı var, bunun birisi ordu giresin, birisi de Rize-Artvin Havalimanı. Biz vazife geldiğimizde Binali bey ulaştırma bakanı olduğunda 6 bin 100 kilometre, şu anda 28 bin kilometre bölünmüş yol asiti var. Bunların içinde otobanlar var. Tüm bunlarla birlikte eğitim sistemine baktığımız süre 76 üniversiteden şu anda 208 üniversiteye çıktık. Bu da 81 vilayetin tamamında var. Bu da bizim eğitimde, sağlıkta 19 vilayetimizde kent hastanelerimiz var. Kent hastanelerimiz olmamış olmasaydı biz Covid vakasını rahat atlatamazdık. İnşallah yenileri de açılıyor. İnşallah bir tanesinin Ankara’da bir iki ay içinde açılışı yapılacak” dedi.
 
“Ortak noktaları siyasetçilik oynamaktan zevk almaları”
6’lı masayla ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim partilerimiz içinde sorun söz mevzusu değil. Adayımız belli, hazır. Adayımız çalışmalarını Cumhur İttifakı’yla yürütüyor. Aşkınan koşan yorulmaz dedik. Durmak yok yola devam dedik. 2023 seçimlerinde 20 yılı aşan bir deneyim ile milletimizin karşısına çıkıyoruz. Millet zillet, ne derseniz deyin adına, bu ittifak ne yapar, kimi çıkarır bizi ilgilendirmiyor. Biz kendimizden sorumluyuz. Masanın altında ayrı, masanın üstünde ayrı hesaplar dönüyor. Bu şekilde bir masadan memleket hayrına bir şey beklemek mümkün değil. Biz işimize bakalım. Kemal Bey bildiğiniz gibi İstanbul’a belediye başkan talibi olmuştu. Kâğıthane’nin yolunu şaşırdı, ‘Kağıttepe’ dedi. Ankara’da oyunu kullanamadı. Onun için biz hayırlı işler uzatılmaz, bu masadan hayırlı işler uzatılacak olsa da, masadakilerin işi gücü yalan, dolan, fitne, bölücülük. Ortak noktaları siyasetçilik oynamaktan zevk almaları. Kolay oynatılan kukla olmaları ve terör örgütlerinin savunucu olmaları. Şu anda ortaklığını açıklayamadığı partinin terör örgütüyle ortaklığı ortada” diye konuştu.
 
“Onların iyi mi ihanetin içinde olduklarını kendilerinin düşünmesi lazım”
Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’a yönelik konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onu onların düşünmesi lazım. Onların iyi mi ihanetin içinde olduklarını kendilerinin düşünmesi lazım. Onlar o makamlara kendi layık oldukları için gelmediler. O makamlara getirildiler. Eğer onlara bakanlık verildiyse, başbakanlık verildiyse, hepsi onlara bir irade o makamları verdi. Onlar bunun kıymetini bilemedi. Diğer tarafta hakeza o da aynı. Şu anda masanın çevresinde dönerek dolaşıp bir şey hayata geçirmeye çaba ediyorlar. Biz milletimizin ferasetine inanıyoruz. Kimin ne işe yaradığını net görür, oradan oyunu ona gore kullanır” dedi.
Gençlerle bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu ifade eden Erdoğan, “Genç yaşta bu arkadaşlarımızın parlamentoya girmeleri ayrı bir dinamizm kazandırıyor. 2053- 2071 bunlar Türkiye’nin siyasetinin fazlaca daha dinamik olmasını getirmiş olacak. Onların o dinamizmi bizi de dinamik kılıyor. Gittiğim her yerde gençlerden aldığım bu dinamik yapı beni de değişik kılıyor. Onlar manipülasyon yaparlar biz Teknofest gençliği olarak yolumuza devam ediyoruz. Bunu ilk seçimde görecekler” şeklinde konuştu.

Son Dakika Haberler